Oktay Sinanoğlu
“BYE - BYE” TÜRKÇE
Osmanlıca, Öztürkçe Derken...
İngiliz Atını Alan Üsküdar’ı Geçti!
Herhalde bizim kadar çabuk ve sık, ıstakozun kabuk değiştirmesi gibi dil değiştiren bir millet olmamıştır. Neredeyse bir nesil içinde Osmanlıca’dan Öztürkçe’ye, oradan “Anglomanca” diye tabir edeceğim yeni garip dile geçtik. Bu sonuncusu inanılmaz bir hızla gerçekleşti. Aslında pek de şaşılacak bir hızla değil. Kendiliğinden safiyane olmuş bir şey değil. Birazdan aşağıda belirteceğim gibi yakın tarihte başka bir-iki misali de var. Gayet iyi tasarlanmış, uygulamaya geçirilmiş bir planın sonucu bu. Ama iş daha tam bitmedi. Devamı var.
Muamma gibi konuşur oldum. Açıklayayım.
“Osmanlıca” Hakkında
Türkler sekizinci yüzyıldan sonda İslam medeniyetine büyük, köklü bir Asya kültürü katkısını beraberlerinde getirerek girdiler. Okumuş, yazmış üst tabakanın diline bol miktarda, Arapça, Farsça girmesi birkaç yüz yıl sürdü. İbn-i Sina, Farabi gibi bilginler bilim dili olarak Arapça’yı kullandılar. Bunda şaşılacak bir şey yok. Unutmayalım ki, Avrupa milletleri 18. yüzyıla kadar Latince’yi bilim dili olarak kullanmaya devam etmişlerdir. Rönesans’la birlikte İtalyanların 13’üncü yüzyılda edebiyat dili olarak Latince yerine İtalyanca’yı kullanmaya başlamalarına rağmen gerçi Arapçalı, Farsçalı Türkçe’ye sonradan “Osmanlıca” denmiş, ama bunda da bir tuhaflık var. Şimdi dilbilimci ve tarihçi uzmanlarımıza soruyorum.
Ne Yapmalı ? Oktay Sinanoğlu kitabından alıntı
SİNANOĞLU GENÇLİĞİNDEN
DUYURU
30 Nisan 2003
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu ve Mücadelesi
Ne sağ, ne sol; önce bağımsızlık!
•
Türkçe giderse Türkiye gider!
Devamını oku: Ne Yapmalı ? Oktay Sinanoğlu kitabından alıntı



































